Vertical changes following orthodontiz extraction treatment in skeletal open bite subjects

Vertical changes following orthodontiz extraction treatment in skeletal open bite subjects

Eğer molar dişler ekstruze olmadan 1.premolar çekim boşluklarına hareket ettirilirse mandibulanın öne rotasyon gösterebileceği düşünülmüştür. Öte yandan bazı yazarlar vertikal büyüme paternine sahip hastalarda çekim tedavisinin büyümesi devam eden hastalarda geçersizolacağını çünkü bu hastlarda daha fazla posterior diş ekstruzyonu görüleceğini bildirmiştir. Bu yüzden tedavinin puberte sonrasına ertelenmesi önerilmiştir.Çeşitli vaka raporlarında 1 .molar çekimi sonrası 2. moların ileri hareketinin mandibulanın anterior rotasyonuna neden olduğu gösterilmiştir (istatistik çalışmalar molar çekimi için mevcut değildir). 1. premolar çekimini takiben molarları ileri alındığı vakaları inceleyen çalışmalarda mandibulanın ant rotasyonu olmadığı bildirilmiştir. Ancak bu çalışmalarda posterior diş ekstruzyonunun azaldığı puberte sonundaki vakalar incelenmemiştir.

Çalışmada 1.premolar çekilen (sadece ön dişlerde açık kapanış var) 15 açık kapanış hastası E4 grubunu(ort yaş 14.85);

2.premolar çekilen 9 hasta E5 grubunu (ort yaş 15.04);

  1. molar çekilen 8 hasta E6 grubunu oluşturmaktadır (ort yaş 14.61).

Son iki grupta açık kapanış 2. premolar veya 1 .molarlara kadar uzanmaktadır.  Bütün hastalarda çekim yerinin büyük kısmının posterior dişlerin öne hareketi ile kullanılmasıdır.

Bazı araştırıcılar molar dişlerin protraksiyonu sırasında ekstruzyonun engellenmesi amacıyla sabit tedavi sırasında vertikal çenelik kullanımını önermektedir. Aktif büyüme azaldığında posterior dişlerin sürme eğilimi azalacağı için bu tip aparey kullanmayan hastalarda daha geç tedavi önerilmektedir. Mandibuler rotasyona engel olan okluzyondaki en öndeki diş çekilmesi önerilmektedir. Bjorke göre vertikal büyümesi olan hastalarda rotasyon merkezi en distaldeki okluzyondaki molarlardadır.

Çalışmanın sonuçlarına göre E4 grubunda maksiler ve mandibuler molarlar için ortalama okluzal hareket ise 2,29 ve 2,4 mm dir. Bu grupta SN-GoGn ve SGn-NBa açılarında belirgin değişiklik yoktur. Bu sonuç pubertal büyümeyi göz önünde bulundurmayan önceki çalışmalarla uyumludur.

E5 grubunda maksiler ve mandibuler molarlar 1,76 ve 1,79 mm yükselmişlerdir.  Özellikle alt molar için bulunan değer E4 grubundan daha azdır. Bu grupta SN-GoGn ve SGn-NBa açılarında mandibulanın ant rotasyonunu gösteren belirgin değişiklikler olmuştur.

E6 grubunda ise mandibulanın ant rotasyonu E5 grubundan hafifçe daha fazladır. Bu durum E6 grubunda molarların E5 grubuna göre daha fazla öne hareketinden kaynaklanmaktadır muhtemelen.

İleri alınacak diş sayısı arttıkça vertikal kontrolü sağlayan mekanikler daha az yeterli olacak ve E4 ve E5 gruplarında molar mezializasyon miktarının benzerliğine rağmen E4 de alt molarların daha fazla ekstruzyonu mandibulanın ileri rotasyonunu engelleyecektir.

Nanda tedavi görmemiş açık kapanış hastalarında 15-17 yaşları arasında mandibuler düzlem açısının ortalama 0,5 derece azaldığını bildirmiştir. Bu çalışma grubunda tedavi başı ve sonunda hemen hemen benzer yaşlardadır. Bu açıdan E5 ve E6 gruplarında mandibuler düzlem açısı bu değerden (0,5 derece) biraz daha fazla azalmıştır.

Çalışmada bütün yüz yğüksekliği ölçümleri artmıştır. ANS-Me ve N-Me ölçümlerindeki değişiklikler tedavi ve büyümenin kombinasyonu sonucudur. E5 ve E6 gruplarında bu artışlar E4 grubundan daha az olmuştur.

About the Author :

Yorum Bırak

Bizi Arayın

START TYPING AND PRESS ENTER TO SEARCH