Tedavi için başvuran Türk populasyonunda malokluzyon ve çapraşıklık

Tedavi için başvuran Türk populasyonunda malokluzyon ve çapraşıklık

Malocclusion and crowding in an orthodontically referred Turkish population.

Rapor edilen malokluzyon prevelansı %39-93 arasındadır. Aynı kökendeki populasyonlarda bile farklı malokluzyon tiplerinin prevelansının büyük farklılık göstermesi normal için kriterlerin farklı belirlenmesi sebebiyle olabilir. Bu yüzden tedavi için başvuran hastaların değerlendirilmesi de önemlidir.

Ortalama yaşı 13,57 olan 1356 hasta değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre hastaların %64 ünde Class I; %19 unda Class II div 1; %5 inde Class II div 2 ve %12 sinde Class III malokluzyon tespit edilmiştir. Sari ve ark da benzer sonuçlar bulmuş ancak Class II div 1 frekansları biraz daha yüksek bulunmuştur. Bu durum bu yazarların tedaviye alınmış hastaları değerlendirmeleri nedeniyle olabilir. Yang ise başvuran hastalarda Class III hasta frekansını %49,1 olarak bildirmiştir ki bu da Kore deki etnik farklılıktan kaynaklanıyor olabilir.

Danimarkalı çocuklarda Class II maloklzuyon prevalansı %24; Japonlarda ise Class III prevalansı %12,6 olarak bildirilmiştir. Bizim çalışmamızda Class II frekansının Danimarkalılar, Class III frekansının ise Japonlar kadar yüksek bulunması ortodontik tedavi için başvuran hastaları incelememizdendir.

Wilmont ve ark şiddetli Class II malokluzyonlu hastaların Class III maloklzuyonlulara göre ortodontik tedavi motivasyonunun daha yüksek olduğunu bildirmiştir. Bizim çalışmamızda da başvuran hastalarda enjh düşük yaş ortalaması Class II div 1 gruptadır. Bu da diğrer malokluzyonlara göre bu hastaların bozukluklarının daha erken farkında olduğunu göstermektedir. Ayrıca adelosan dönemde ortodontik tedavi arayışı artmaktadır. Bizim bulgularımıza göre başvuran populasyonun ort yaşı 13,57 dir ki hemen hemen adelosan döneme denk gelmektedir.

Çalışmada çapraşıklık sadece daimi dentisyondaki hastalarda ölçülmüştür. Buna göre bütün malokluzyon gruplarında hafif mandibuler çapraşıklık en yaygın bulguyken şiddetli mandibuler çapraşıklık en az görülendir. Bu da son dönemlerinde çekimli vaka sayısının azalması ile ilişkili olabilir.

Aynı bireyde hafif maksiller ve şiddetli mandibuler çapraşıklık hastaların sadece %0,3 ünde; aynı bireyde moderate maksiller ve şiddetli mandibuler çapraşıklık ise hastaların %0,9 unda tespit edilmiştir. Bu da karma dentisyonda çapraşıklık tahmininde kullanılabilir. Örneiğn bir hasta maksillada hafif çapraşıklığa sahipse mandibula da şiddetli çapraşıklığa sahip olması beklenmeyebilir (veya tersi).

About the Author :

Yorum Bırak

Bizi Arayın

START TYPING AND PRESS ENTER TO SEARCH