Kemik Büyümesi

Kemik Büyümesi

Kemik Büyümesi: Yumuşak dokuların büyümesi interstisyel olarak adlandırılır ve 3 şekilde gerçekleşir. 1. Hücre çoğalması ile hücre sayısının artması (hiperplazi) 2. Hücrelerin hacimlerinin artması (hipertrofi) 3. Hücrelerarası madde, hücrelerarası uzaklık artarak yumuşak doku büyür. Bu üç büyüme şeklinden biri ikisi veya her üçü birden meydana gelebilir. Kemik dokusunda ise hücreler arası madde kalsifiye olduğundan bu üç mekanizma oluşmaz. Örneğin korpus mandibularise 2,5 yaşında yerleştirilen iki metal implant arası uzaklık 7 yaşında da aynı kalmaktadır. Bu da kemikte interstisyel büyüme olmadığını kanıtlar. Kemik dokusu oluştuktan sonra kemik iç ve dış yüzeylerinden veya birbirine komşu olan uç kısımlarından büyür. İşte bu kıkırdak dokularındaki, periosteum, endosteum ve suturlardaki  hücrelerin interstisyel büyümeleri ile kemik büyümesine devam eder. Kemikler büyürken erişkin kemik şeklinin oluşması veya kemik şeklinin korunması için (kemik gelişimi) bir taraftan yeni kemik dokusu yapılırken diğer taraftan da kemik dokusu kaldırılır.

Kemik Büyüme merkezleri

Kemik büyüme merkezleri dış etkilere bağlı olmadan bağımsız büyüme yeteneğine sahiptir. Bütün büyüme merkezleri aynı zamanda büyüme yerleridir ancak bunun tersi doğru değildir. Yalnız uzun kemiklerin epifiz kıkırdaklarının kemik büyüme merkezi olduğu deneysel olarak da gösterilmiştir. Enkondral kemik yapımının olduğu sinkondrozisler ve alt çene kondil kıkırdağı büyüme merkezi değildir. (Proffit de sinkonrozisler ve nasal kıkırdaklar büyüme merkezi olabilir diyor. Eski çalışmalarda nasal kartilajın transplantasyonla büyümesi ile ilgili çelişkili sonuçlar bildirilirken son çalışmalarda Copray nasal kartilajın da deneysel ortamda epifizyal kartilaj gibi büyüdüğünü bildirmiş.Hayvan deneylerinde nasal septal kartilaj kaybının maksiler büyümeyi etkilediği ve büyüme potansiyeline sahip olduğu bildirilmiş. Ayrıca sfenooksipital sinkondrosis de transplante edildiğinde epifizyal kıkrdak kadar olmasa da büyümüş.) (Bishara’dan Scott nasal septumun nasomaksiller kompleksin büyümesinde sorumlu olduğunu bildirmiş. Genel olarak Nasal septum kartilajı büyüme merkezi olarak kabul edilmektedir.) Kondil kıkırdağı mekanik stimuluslara cevap verirken epifiz kıkırdağı cevap vermemektedir. İki kıkırdak arasındaki farklar:

  1. Epifiz kıkırdakları embriyonel dönemden kalma primordial kıkırdaklardır ancak kondil kıkırdağı sekonder kıkırdaktır.
  2. Epifiz kıkırdağı büyüme bitince tamamen kemikleşir. Kondil kıkırdağı hiçbir zaman kalsifiye olarak ortadan kalkmaz.
  3. Doku kültüründe epifiz kıkırdağı büyümesine devam ederken kondil kıkırdağı devam edemez.
  4. Mekanik etkilerle epifiz kıkırdağı büyümesi arttırılamaz ama kondil kıkırdağı büyümesi arttırılabilir.

Kemik Büyüme yerleri

Kemik büyümesinin olduğu yerlerdir. Periosteum ile örtülü kemik dış yüzeylerinde, endosteum ile kaplı kemik iç yüzeylerinde ve suturalarda kemik büyümesi intramembranöz olarak gerçekleşir. Bu bölgeler kemik büyüme yerleridir. Periodontal membran ve alveol kemikleri de kemik büyüme yerleridir.

Suturalarda karşı karşıya gelen iki kemik  ayrı ayrı büyürler. Şekil 17 de görüldüğü gibi yeni doğmuş bebekte ikiden fazla kafa kemiğinin karşılaştığı suturaların kavşak noktalarında yine bağ dokusundan oluşmuş 6 adet fontanel (bıngıldak) bulunmaktadır. Doğum sırasında kafanın doğum kanalından geçmesini kolaylaştırırlar. Bu bıngıldaklar 1-3 yaşları arasında intramembranöz kemikleşme ile kapanır. Anterior fontanel 3 yaşında en son kapanandır.

asdad

Şekil 18 de görüldüğü gibi periodontal membranın gerildiği tarafta apozisyonu, sıkıştığı tarafta ise kemik rezorbsiyonu olmaktadır. Kortikal kemik böylece kalınlığı korunarak sürüklenir (cortical drift).

qwe

Alveoler proceslerin büyümesi büyük ölçüde diş tomurcuklarının büyüme ve gelişimi ile meydana gelir. Dişler sürdükten sonra da alveol kemiği büyümeye devam eder. Çünkü büyüme ve gelişimle alt ve üst çenenin birbirine göre konumu değişmektedir. Alt ve üst çene kemiklerinin konumlarının değişmesi aşağıdaki olaylarla meydana gelir:

  • Sfenooksipital sinkondrozis 16 yaşına kadar aktiftir. Buradaki enkondral kemik büyümesiyle alt çene üst çeneden uzaklaşır.
  • Alt çene kondilindeki enkondral büyüme ile alt çene ramus uzunluğu artar ve alt çene korpusu üst çeneden uzaklaşır.
  • Üst çeneyi baş ve yüz kemiklerine bağlayan suturalardaki büyüme sonucu üst çene öne ve aşağı yer değiştirir ve alt çene uzaklaşmasının bir kısmını karşılamaya çalışır. Karşılanamayan miktar da alt ve üst çene alveoler büyümesi ile kompanze edilir.

Kemik Büyüme ve Gelişim mekanizmaları

V harfi prensibine göre büyüme

Çeşitli kemiklerin değişik kısımlarından kesitler yapıldığı zaman kemiklerin bazı kısımlarının V harfi şekline uygun olduğu görülmektedir. V harfinin iç kısımları ile iki ucunda kemik apozisyonu dış kısımlarında ise kemik rezorbsiyonu olmaktadır. Bunun sonucunda V harfi iki uç kısmına doğru büyüyerek yer değiştirmektedir (Şekil 19-21). Örneğin kondil başı, koronoid çıkıntı, Üst çene kemiği.

gdass

Yeniden biçimlenme (Remodelling)

Kemiğin büyürken apozisyon ve rezorpsiyon olayları ile şekil değiştirmesidir. Örneğin ramusun ön kenarında rezorbsiyon arka kenarında apozisyon oluşumuyla ramus arkaya doğru hareket ederek yer değiştirmekte, korpus uzunluğu artmakta ve molar dişlere sürmeleri için yer açılmaktadır.

Kemik içinde yer değiştirme (Relocation)

Kemik içinde o kemiğe ait bir bölgenin yer değiştirmesidir. Şekil 19’ daki gibi daha önce alt çene kondil başının en geniş yeri olan bölge büyüme ve gelişim sonucu yukarıya doğru yer değiştirerek (relocation), kondil boynu haline gelmiştir.

Kemiğin bütünüyle yer değiştirmesi (Translation veya displacement)

Alt çene kondil başı enkondral kemik yapımıyla yukarı ve arkaya doğru büyüyerek yer değiştirirken (relocation), ramus da buna yeniden şekillenme ile (remodelling) ön kenarında rezorbsiyon arka kenarında apozisyonla ayak uydurur. Bunun sonucunda alt çene büyüme miktarı kadar bütünüyle öne ve aşağı doğru hareket eder. Buna alt çenenin translasyonu veya deplasmanı denir. Üst çene de suturalardaki büyümeyle öne ve aşağı doğru yer değiştirir. İşte bu da üst çene translasyonudur.

Genel olarak çene ve yüz kemikleri büyüme ve gelişim süreci boyunca translasyon+rotasyonla yer değiştirir.

asd

Baş ve yüz kemiklerinin büyüme ve gelişiminin karşılıklı etkileşmesi

Sfenooksipital sinkondrosis 16 yaşına kadar aktiftir. Buradaki kemik büyümesi sonucu alt çene eklem çukuru arkaya ve aşağı yönde yer değiştirir. Böylece alt ve üst çene arasındaki mesafe hem vertikal hem de sagital yönde artar. Buna üst çene alt ve üst çenedeki vertikal alveol büyümesi ve aşağı öne translasyonla adapte olur. (üst çene öne translasyonunda 7 yaşına kadar aktif olan sfenoetmoidal sinkondrozis de etki eder.)

 

Moss Fonksiyonel Matriks teorisi

 

Baş ve yüz bölgesinde solunum, sindirim (çiğneme, yutkunma), görme, işitme, koku alma, konuşma gibi fonksiyonlar yapılır. Moss her bir fonksiyonun yapıldığı anatomik yapıların tümüne “fonksiyonel kraniyel komponent adını vermekteydi. Bir fonksiyonel kranial komponenet iki kısımdan oluşmaktadır. 1. fonksiyonel matriks 2. iskelet ünitesi. Fonksiyonel matriks fonksiyon gören boşluklar ve bunları çevreleyen yumuşak dokuların tümünden (kaslar, sinirler, damarlar) veya beyin gibi organlardan oluşuyordu. İskelet ünitesi ise fonksiyonel matriksi koruyan ve ona destek görevi yapan kemikler veya kemiğin bir kısmıdır. Kemiklerin büyüme ve gelişimini sağlayan itici güç bu fonksiyonel matrikslerin büyüme ve gelişimidir. Örneğin beyin büyümesi kafa kemiklerinin büyümesine neden olmaktadır. Aynı şekilde burun boşluğu yutak boşluğu ve ağız boşluğu gibi fonksiyonel matriksler büyüdüğü için alt çene büyümektedir. İki değişik fonksiyonel matriks mevcuttur:

1.periosteal matriks: iskeletin boyutu ve şeklinde daha lokal değişikliklere yol açar.(remodelling)

2.kapsuler matriks: kemiklerin uzaydaki pozisyonunda değişiklik yapar (translasyon) Moss ve Salentjin, kafada çeşitli kapsüler matriksler olduğunu bildirmiştir. Örneğin nörokraniyal kapsül büyüyen beyinle kontrol edilir ve kafatası kemiklerini dışarıya doğru iter. Öte yandan kafatası kemiklerinin boyut ve şekilleri periosteal matrikslerin kontrolü altındadır. Kaslar ve tendonlar gibi periosteal matriksler de iskeletsel üniteye periost yoluyla etki ederek krmik apozisyonu veya rezorbsiyonuna neden olurlar.(Bishara’dan)

 

Ülgen ve ark. Yaptıkları çalışmada çiğneme hipofonksiyonunun kranyumun büyüme ve gelişimi üzerinde önemli etkisi olmadığını ancak çene ve yüz iskeletinin büyüme ve gelişimini etkilediğini bildirmişleridir. Çiğneme hipofonksiyonu grubunda total ön yüz yüksekliği, alt ön yüz yüksekliği, ramus yüksekliği, korpus yüksekliği, premaksilla uzunluğu ve maksilla genişliğinin azaldığı da bulunmuştur.

 

Proffit der ki Moss’un teorisine göre ne mandibuler kondilin kartilajı ne de nasal septum kartilajı çene büyümesini belirler. Maksilla ve mandibulanın büyümesini belirleyen temel etmenler fonksiyonel ihtiyaçlara göre büyüyen nasal ve oral kavitelerin genişlemesidir. Arıca nasal septum ve kondiler kartilaj kayıpları eğer uygun fonksiyon sürdürülüyorsa büyüme üzerinde çok az etkili olacaktır. Proffit ayrıca kondil kaybı ile sonuçlanan kondiler fraktür vakalarının %75-80 inde mandibuler büyümenin engellenmediğini  kalan %20-25 inde ise fonksiyon etkilendiğinden mandibuler büyümenin etkilendiğini düşünmektedir.

One Comment

  1. Nurgul Bilgili

    Merhaba annem de yuzunde kemik buyumesi oldugunu bugun soylemisler tedavisi varmi ?bilgilendirirmisiniz lutfen.

Yorum Bırak

7 + fifteen =