Early treatment of hyperdivergent open bite malocclusions

Early treatment of hyperdivergent open bite malocclusions

Buschang et al Seminars in Orthod. 2002 

Morfolojik özellikler

Early treatment of hyperdivergent open bite malocclusions: İskeletsel komponent içermeyen basit açık kapanışların karma dentisyondaki çocukların %80 inde kendiliğinden kapandığı bildirilmiştir. HypOB hastalarında çalışmalarda; palatal düzlem açısının üst ön yüz yüksekliğinin azalmasından dolayı azaldığı bildirilmiştir. Maksillanın daha kısa ve hafifçe retruziv olma eğilimi vardır. Maksillanın genellikle dar olduğuna rastlanmaktadır. Mandibulada ise en çok artmış alt ön yüz yüksekliği daha dik mandibuler düzlem ve geniş gonial açı tespit edilmiştir. Çoğu çalışmada küçük ramus yüksekliği sebebiyle azalmış posterior yüz yükseklikleri bildirilmiştir. Ayrıca glenoid fossanın sella tursikaya göre daha yukarıda konumlandığı da bildirilmiştir.

Etioloji

  • Uzun süre emme alışkanlığı olan bireylerde overbite azalması, overjet artışı, palatal genişlik azalması ve dudak yetersizliği gösterilmiştir.
  • Hyperdivergent bireylerde daha az aktif kaslar ve normalden daha zayıf ısırma kuvvetleri bulunduğu da gösterilmiştir. Çocuklarda erişkinlere göre bu ilişkinin daha zayıf olduğu bulunmuştur. Bu ilişkiler ortaya çıkarılmasına rağmen uzun yüzlü hastalarda daha düşük okluzal kuvvetlerin mi hiperdivergense neden olduğu yoksa bunun uzun yüzün biomekanik bir sonucu mu olduğu konusu tartışmalıdır. Bu tartışma çiğneme kaslarını güçsüzleştiren genetik nöromuskuler hastalıkları olan bireylerde tipik HypOB özellikleri görülmesi ile biraz çözümlenmiştir.
  • Çok sayıda çalışmada HypOB fenotipi ile kronik hava yolu tıkanıkları arasında ilişkiler gösterilmiştir. Burun solunumu yapan yaşıtlarına göre kronik alerjik ağız solunumu yapan 6-12 yaşlarındaki çocuklar daha dar maksillaya, daha fazla oranda posterior çapraz kapanışa, uzun ön yüz yüksekliğine, daha dik palatal,okluzal ve mandibuler düzlemlere daha geniş gonial açılara ve daha retrognastik mandibulaya sahip bulunmuşlardır.

Yukarıdaki özellikleri gösteren HypOB bireylerde sıklıkla daha aşağıda mandibuler postür izlenir.

Tedavi Seçenekleri

 

  • Highpull HG: Maksiler sutural ve vertikal dentoalveoler büyümeyi engellediği gösterilse de bazı çalışmalarda mandibuler otorotasyon olmadığı bildirilmiştir. Akrilik splintle kombine kullanımı üst molarların tippingini engellemektedir.
  • Çekim: Çekim tedavisiyle molarların meziale hareket edeceği mandibuler otorotasyonun artacağı ön yüz yüksekliğinin ve açık kapanışın azalacağı düşünülmekteydi. Ancak çalışmalar çekimli hastalarda ileri mandibuler rotasyon oluşmadığını açıkça göstermiştir. Çekim ve HPHG kombinasyonu da sadece çekim tedavisine benzer sonuçlar vermiştir. Bu kombine tedavide üst molarların vertikal hareketi daha iyi kontrol edilmiş ancak alt molar daha fazla supra erüpsiyon göstermiştir.
  • Posterior bite blok: Hayvan çalışmalarında bitebloklara yerleştirilen magnetlerin superoanterior maksiler yerdeğiştirmeye ve molar intruzyonuna yol açtığı bildirilse de kök rezorbsiyonunun arttığı ve iskeletsel asimetri oluşturabilecek deviye mandibuler postür gözlendiği de bildirilmiştir. Spring loadeda göre magnetic bite blokların daha etkili olduğu bildirilmiştir. Isaacson ver ark. 6 aylık SLBB tedavisini pasif BB ve vertikal çenelik tedavisi ile karşılaştırmış, grupların hepsine mandibuler otorotasyon, ön yüz yüksekliğinde azalma bildirmiştir. SLBB grubunda ANB açısı daha fazla azalmış, alt molar daha fazla intruze olmuştur. Pasif BB ve çenelik grubunda ise alt yüz yüksekliği ve overbite da daha belirgin iyileşme sağlanmıştır. SLBB de istenmeyen etki olarak gonial açı artmıştır. Dellinger’in aktif vertikal corrector apareyinde bite bloklara magnetler yerleştirilmiş lateral çene deviasyonlarını engellemek için ise akrilik shield ler kullanılmıştır. Bu aparey vertikal çenelikle kombine kullanılmıştır. Posterior dişlerin intruzyonu ve ön yüz yüksekliğinde azalmalar 4-7 aylık bir tedavi sonrası bildirilmiştir. Sinclair vertikal çenelik olmaksızın aktif vertikal corrector kullanmış ve alt ön yüz yüksekliğinde azalma, overbite artışı mandibuler düzlem açısında azalma ve alt-üst molar intruzyonu bildirmiştir.
  • Vertikal çenelik: Pearson vertikal çeneliği karma ve daimi dentisyonda mandibuler düzlem açısını azaltmak ve ön yüz yüksekliği artışını sınırlandırmak amacıyla kullnmıştır. Vertikal çeneliğin posterior yüz yüksekliğini arttırarak, kondil büyümesini daha horizontale yönlendirerek gonial açıyı azaltarak mandibuler şekli değiştiren tek aygıt olduğu gösterilmiştir.

Longitudinal çalışmalarda bireylerin 5 yaşındaki kısa,orta veya uzun yüz yüz tiplerini 25,5 yaşında da devam ettirdikleri bildirilmiştir. Açık ve derin kapanışlı bireyler arasında ön yüz yüksekliğinde büyüme farklılıkları olmasına rağmen gelişimin paterni daimi 1. molarların sürmesinden önce belirlenmekte ve büyüme boyunca devam ettirilmektedir.Hem açık hem de derin kapanışlı bireylerde artan yaşla birlikte mandibuler düzlem ve gonial açılar azalma eğilimindedir. Tedavi görmemiş vertikal büyüme paterni gösteren bireyler S-N-Pg açısında daha az artış, MPA açısında ve gonial açıda horizontal büyüme paterni gösterenlere göre daha az azalma göstermektedir. Eğer uzun yüzlü bireylerin tedavi mekanikleri ortopedik modifikasyon gerektiriyorsa tedavinin büyüme atılımından önce başlatılması önerilmektedir.

Garcia-Morales ve Buschang’ın çalışmasına göre ise yüksek MPA açısı olan 6 yaşındaki bireylerin %64’ü 15 yaşında da yüksek MPA ya; %28’i normal MPA ya ve %8’i düşük MPA ‘ya sahip olmaktadır. Bu verilere göre ise HypOB erken tedavisi ileriki durum tahmin edilemeyeceğinden doğru olmayabilir.

HypOB hastalarının tedavisinde mandibulaya yönelme gerekliği açıklık kazanmaktadır. Çiğneme egzersizlerinin tedavideki rolu göz ardı edilmemelidir. Tran ve ark çalışmasına göre sadece HPHG tedavisi sadece maksillada dentoalveoler etkiler oluştururken, egzersizle kombine HPHG tedavisi gerçek mandibuler otorotasyonu arttırmakta ANB ve gonial açılarda belirgin azalma sağlamaktadır. Kas gücünün arttığına dair bir kanıt olmadığı için egzersizlerin mandibulanın postural pozisyonunu değiştirip rotasyon ve remodelig paternlerini etkilediği düşünülmüştür.

Yorum Bırak

seven + 2 =

Bizi Arayın